Sevgide serbestlik saygıda mecburiyet

Gazetede bu konuyu birkaç kez yazdık. Ülkemizde sık sık şahit olduğumuz bir durum var. Birçoğumuz, genellikle kendimize yakın gördüğümüz insanları çok severiz. Daha doğrusu sevdiğimizi söyleriz. Ama gerçek böyle değildir. O çok sevdiğimizi söylediğimiz kişi yanımızdan ayrılınca hemen arkasından çoğunlukla da hiç yakışmayacak eleştirileri sıralarız.

Dünya için geçerli

Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı (TESYEV) bir sivil toplum örgütüdür. Kuruluşundan bugüne kadar 35 binden fazla engelli insanımıza destek olmuştur.

O bir yana, burs verdiğimiz yaklaşık 500 öğrencimiz her sene İstanbul Pendik’te 5 yıldızlı bir otelde 2 gece misafir edilir. Onlarla tartışılır, son derece demokratik bir şekilde dertleri dinlenir, çözümler aranır. Onlara da hep aynı şeyleri söyleriz, “Gençler birbirimizi sevmek zorunda değiliz, ama saygı duymak zorundayız.” Saygı da, unvana ve göreve bağlı olarak değil, hepimiz insan olduğumuz için duyulmalıdır. Birbirimizden farkımız yok; bu dünyada yaşayan bütün insanlar için geçerlidir bu kural. Nihayetinde hepimiz insanız.

TESYEV kimsenin kurumu değil

Ülkemizde, özellikle bir koltuğa sahip olan bakanlar, genel müdürler, profesörler, üniversite rektörleri, devlette görevli olan çeşitli bürokratlar kendilerine bağlı kurumlar dışında da aynı saygısızlığı gösterirler. Örnek mi? Verdiğimiz burslar için üniversitelere, rektörlüklere yazdığımız yazılara şöyle cevaplar gelir: “Burs verilebilecek öğrencilerin listesi aşağıdadır, gereğini rica ederim.” Altında ‘saygılarımla’ ifadesi yok! Çünkü o beyefendi rektördür. Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı’nı da (TESYEV) kendisinin bir kurumu zanneder.

Koltuk sevdası

Kaç defa yazdık, söyledik ama o koltuk aşkı ne yazık ki onların bu saygısızlığını düzeltmeye yetmedi.

Bir rektör, bir üniversitenin bölümünün başkanı olarak, bir sivil toplum örgütünden gereğini rica edemezsiniz. Ancak, “değerlendirmenizi rica ederiz” diyebilirsiniz. Altına da, ‘saygılarımla, selamlarımla, hayırlı günler dileklerimle’ gibi ifadeler yazmak da sizi küçültmez. Bu devlet kurumlarında da aynen geçerlidir. Kendi aralarında ast-üst ilişkisi içinde bunu yapmaları son derece doğaldır. Lakin, kendi aralarındaki hiyerarşiyle karıştırıp Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü veya herhangi bir bakanlığın bir bölümü, bir sivil toplum örgütüne, “gereğini rica ederim” deyip altına, yukarıda da belirttiğimiz gibi, ‘selamlar, saygılar’ filan yazmadan göndermekte sakınca görmüyor. Sanki bu sivil toplum örgütleri bu bakanlıklara, bu kurumlara bağlı birer kurum. Durum düzelir mi?

Bu konu bir gün düzelir

Elbette bu konu da düzelmesine düzelir. Ama yine her konuda olduğu gibi, Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda da bir talimat vermesi gerekiyor kanımca. Bundan böyle tüm devlet kurumları yazdıkları yazılarda sonuna, ‘saygılarımla, selamlarımla’ diyecek şeklinde bir talimat. O zaman düzelir. Bu hatayı yapan bürokratlar, öğretim üyeleri, o zaman belki anlar ve öğrenirler, karşılarındaki insana onların da saygı göstermesi gerektiğini. Bu makamlar ve unvanlar gelip geçicidir. Her makamın, her görevin bir limiti ve sonu vardır. Bu beyler ve hanımefendiler bir gün gelir emekli olurlar, çevrelerinde çok az insan kalır. Ondan sonra birden bire çok insancıl, çok cana yakın oluverirler. Tabii, yalnız kaldıklarını ve kalacaklarını hissettikleri için.

ÇENGELLİ PANO

‘Yardım eli uzatalım’


Bu mektubu yaşlı ve hasta olan komşularım için yazıyorum. Erkek olan 74 yaşında, hanımı ise 70 yaşında. Trafik kazasında 2 çocuklarını kaybettiler. Amca yüzde 99 omurilik felçlisi, teyze de kanser. Benden başka yardımcıları yok. Aldıkları engelli maaşıyla geçinemiyorlar. Ev kira, elektrik kesik, soba var. Onlara ilaç, yemek ve ekmek lazım. Ev sahibi de evden çıkarıyor. Bu aileye yardım edilmesini rica ediyorum. Allah rızası için Tarkan, Haluk Levent, iş insanları, imkanı olanlar birleşip 1+1 ev alalım. Kulüp başkanlarından, vicdan sahiplerinden rica ediyorum.

RUMUZ: SICAK EV
Not: Yardım etmek isteyenler 0212 238 71 91 no’lu telefondan bilgi alabilir.

‘Motora ihtiyacım var’

Akciğerlerimden rahatsızım, hep hastayım. Bir odada kalıyorum. Çok zor durumdayım, borcum fazla. Sürekli hastaneye yatıp çıkıyorum. Üç tekerlekli motora ihtiyacım var, yürüyemiyorum, hemen nefesim daralıyor. Bakan kimsem yok. Hayırsever ve iş insanlarından maddi ve manevi yardım, gıda ve giyim eşyası bekliyorum. 

İsim adres bizde saklı  Tel: 0541 870 72 84 




Yazının gazete görünümü için Tıklayınız...                          02.09.2019 Posta Gazetesi


YAZARIMIZ YAVUZ KOCAÖMER`İN TÜM YAZILARI:

Yükleniyor...
YAZARIMIZDAN
GURUR TABLOMUZ
Yıl Altın Gümüş Bronz
2008 1 0 1
2012 1 5 4
2016 3 1 5

TOKYO 2020 GERİ SAYIM BAŞLADI

Tokyo 2020 Paralimpik Oyunları
25 Ağustos - 6 Eylül
SINIFLANDIRMA Dünya Anti-Doping Ajansı