DAHİL ETME`Yİ ÖĞRENEMİYORUZ
Bazı konuları bu sütunlarda 1 yıl içinde birkaç defa yazıyoruz. Bunun nedeni ise, yazdığımız yazılarla ilgili bakanlıkların herhangi bir icraatta bulunmamaları. Bunlardan biri de ‘Dahil etme’. Yani, engelli insanlarımızın, engelsizlerle birlikte yaşamaları. Sinemaya, tiyatroya, eğitime, maça birlikte gitmeleri ve bu vesileyle birbirleriyle diyalog kurmaları. Bu konuda Batılı ülkeler son 3 yıldır çok önemli çalışmalar yapıyor. Bizde ise, konu ile ilgili olan Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan henüz bir proje yok.

Veliler Eğitilmeli
Öte yandan özellikle eğitim kurumlarımızda engelli çocuklarımızın, engelsiz arkadaşları ile birlikte eğitim almaları sorun oluyor. Çünkü bir süre sonra bazı engelsiz çocukların aileleri bunu engellemeye çalışıyor. “Çocuğumuzun morali bozuluyor. Onun için bu engelli öğrenciyi sınıfta istemiyoruz” diyorlar. Bu tip söylemlerle okullara başvuran veliler ne yazık ki dünyadan habersiz ve bilgisizler. Çocukların dili acımasızdır. Tabii ki başlangıçta bazı sorunlar olacaktır. Burada öğretmenlerimize de önemli görevler düşüyor. Bugüne kadar bu tip davranan engelsiz çocuk anne ve babalarının isimlerini vermedik. Ama bundan sonra yaşanacak olaylarda, onların isimlerini bu sütunlarda yayınlayacağız. Belki o zaman biraz utanır, böyle saçma düşüncelerden vazgeçerler.

Hislerime Tercüman Olmuş
27 Ocak Pazar günü Hürriyet Gazetesi’nin Kelebek ekinde Hakan Gence’nin Mehmet Aslantuğ ile yaptığı söyleşiyi okuduk. “İçinde yaşadığımız ülkeye dair ne söylersiniz?” sorusuna Mehmet Aslantuğ şöyle cevap veriyor: “Muhalif biriyim. Sadece yanlışların muhalifiyim. Dolayısıyla muhalif partili değilim, muhalifim! Partizanlık üzerinden muhalefet benim işim değil. Herhangi bir partiye tutunan iktidar arayışıyla doğrudan ya da dolaylı beklentim yoktur!” Mehmet Aslantuğ bizim de hislerimize tercüman olmuş. Yıllardır genellikle muhalif yazılarım çıkar. Muhalefetimiz, bu ülkede özellikle engelli insanlara insan gibi davranmayan, onları sadece bir farklılığı olan kişiler olarak görmeyen, unvanı ne olursa olsun, kıymeti kendinden menkul insanlara karşıdır. Bizim muhalefet insanlık adınadır. Herhangi bir partiyle ilişkimiz olmadığı gibi siyasetten de anlamayız.

MUHALEFETİMİZ KİŞİSEL
Birçok defa burada yazdığımız yazılar dolayısıyla mahkemeye de verildik. Ama şükürler olsun hepsinden beraat ettik. Çünkü bizim muhalefetimiz kişiseldir. Mehmet Aslantuğ’un dediği gibi, partili muhalefet değildir. Olamaz da... Bu arada bir köşe yazarımız, geçenlerde Mehmet Aslantuğ’un röportajını okurken, “Yahu aynı ben! Adam beni anlatmış deyiverdim” diye yazmış. Çok güldüm!

KADER MAHKUMU KARDEŞLERİMİZE
Sizlerden çok sayıda mektup alıyoruz. Bunların hepsini yayınlamamız çok zor. Ayrıca maddi yardım, giyim eşyası ve hanım arkadaşlarla mektuplaşma gibi isteklerinizi de yayınlayamıyoruz. Bunu bir kez daha sizlere hatırlatmak istedik.

ÇENGELLİ PANO

`Yardım bekliyorum`
1959 Trabzon doğumluyum. Hemşireyim. Trabzon SSK Hastanesi’nde 1986’ya kadar çalıştım. O tarihten sonra cerebral palsy olan kızımın tedavisi için Gebze’ye tayin yaptırdım. 20 yaşına kadar yaşar denilen kızıma 40 yaşına kadar bebekler gibi baktım. 2 sene önce kaybettim. Eşim de vefat etti. 38 yaşındaki oğlum bipolar ve yüzde 58 engelli. Yapmaması gereken çok şey yaptı. Maaşım bloke oldu. Parası var ama eve bakmıyor. Kiramı kardeşim ödüyor. Ne olur yardım edin.
(Not: İsim adres bizde saklı) Yardım etmek isteyenler 0212 238 71 91 no’lu telefondan bilgi alabilir.

Adalet Bakanlığı’na
2010’da Bursa E Tipi Ceza İnfaz Kurumu’ndan kapasite aşımı nedeniyle nakledildim. İki erkek kardeşim yüzde 80 zihinsel engelli. Tek başlarına beni ziyaret etmeleri mümkün değil. 10 senedir ailemden uzaktayım. Adalet Bakanlığı’na dilekçe ile başvurdum, kardeşlerimin raporlarını da yolladım. İsteğim naklimin Bursa E Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na yapılmasıdır.
Kahrıman Gedikli Balıkesir L Tipi C.İ.K. /Kepsut

04.02.2019 Posta Gazetesi

YAZARIMIZ
YAVUZ KOCAÖMER`İN
TÜM YAZILARI:

Yükleniyor...