TARİHÇE

Judo, Profesör Jigoro Kano (1860-1938) tarafından modern bir spor olarak 1882’de Japonya’da tanıtılmıştır. Jujitsu denilen geleneksel savaşçı tekniklerini judoya ekleyerek sporla eğitim arasında bir sistem yarattı. Profesör Kano IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesinin) ilk Asyalı üyesi olup, modern Olimpik Oyunlarının kurucusu olan Baron Pierre de Coubertin ile birlikte çalışmışlardır.

TANIM VE KURALLAR


Görme engelli bayan ve erkek sporcular çeşitli vücut ağırlık kategorilerinde yarışırlar. Erkek atletler 7 ağırlık kategorisinde (60 kg, 66 kg, 73 kg, 81 kg, 90kg, 100kg. ve +100 kg.) yarışırken; bayanlar 6 ağırlık kategorisinde (48 kg, 52 kg, 57 kg, 63 kg, 70 kg ve +70 kg.) yarışırlar. Sporcular denge, dokunma, hassasiyet ve içgüdü ilkelerinin odaklandığı sınıflarda yer alırlar. Bir başhakem ve iki yardımcı hakem Judo müsabakasına hakemlik eder. Tüm resmi heyet eşit statüdedir ve oylamayla karar verilir. Başhakem tüm puanları ve cezaları anons eder. Maçın başlaması için 2 atlet aralarındaki mesafeyi (grip) hesaplamak için birbirlerinin omzuna dokunduktan sonra, hakem “hajime”(başla) işaretini verir. Olimpik ve Paralimpik Judo arasındaki tek fark; maç başlamadan önce sporcular judogilerine (Japonca judo kıyafeti) dokunurlar.
Bir mavi ve bir beyaz judogi giyen sporcular 5 dakika süreyle yarışırlar. 

KLASİFİKASYON

Judo’da sporcular 3 şekilde sınıflandırılırlar.
B1: Gözlerden herhangi birinde ışığın algılanamıyor olması veya ışık algılanıyor olsa da bir elin şeklini hiçbir mesafeden veya yönden fark edememe durumu.
B2: Elin şeklini 2/60’lık görme derinliği ve/veya 5 dereceden daha az bir görme alanı fark edebilenler.

Judo engelliler için kendine hâkim olma (oto kontrol), bağımsızlık ve kas yeteneklerini geliştirmek için aktivite olarak kullanıldı. Giderek rekabet niteliği olan bir spor dalı olarak gelişti. İlk Pan-European Görme Engelli Judo Şampiyonası ve 1.Uluslararası Turnuva 1987’de yapıldı. Judo Asya orijinli ve 1988 Seul Paralimpik Oyunlarından beri programa dâhil edilen tek paralimpik spor dalıdır.
Yarışmayı kazanabilmek için bir sporcu başarılı bir teknik kullanarak bir “ippon” (10 puana eşit olan bir skor) yapmalıdır. Bu, rakip sırt bölgesinin üzerine düşürülerek güç, hız ve kontrolle başarılabilinir.  Puan almanın başka yolları da sarma teknikleriyle hareketsiz hale getirmek (25 saniye) ve kol kenetlemesi veya boynundan yakalamayla teslimiyet sağlamaktır. Bir teknik bir “ippon” değilse, daha az skorla örneğin 1/2 puan “wazaari”, 1/4 puan “yuko” ve 1/8 puan “koka”yla ödüllendirilir. Sporculardan hiçbiri maçın sonunu bir “ippon”la tamamlayamazsa, en yüksek skora sahip olan kazanacaktır. Eğer skor olmazsa ya da eşitlik varsa, ilk bir puanı alanın maçı kazanacağı “altın skor” denilen bir durum olacaktır. 5 dakikadan sonra hala bir skor yoksa resmi yetkililer maçın sonucuna karar verecektir. 
Daha fazla bilgi için; http://www.ibsa.es/eng/deportes/judo/reglamento.htm



B3: 2/60’lık görsel derinlikten 6/60’lık görsel derinliğe ve/veya 5 dereceden daha fazla ve 20 dereceden daha az görme alanı olanlar. 
Daha fazla bilgi için; http://www.ibsa.es/eng/deportes/judo/reglamento.htm

PARALİMPİK SPORLAR


Judo